PKK’nın silah bırakması yönündeki gelişmeler, beraberinde yeni bir uyum yasası sürecini ve infaz sisteminde iyileştirmeler ile genel af niteliğinde bir yasal düzenleme ihtimalini gündeme getirmiştir. Ancak geçmiş tecrübeler göstermektedir ki, yalnızca infaz düzenlemeleri veya denetimli serbestlik uygulamaları ile tahliye edilen kişiler, sabıka kayıtları nedeniyle mesleklerini icra edememekte, istedikleri işlere girememekte ve bu nedenle topluma sağlıklı biçimde entegre olamamaktadır. Bu durum, birçok kişinin yeniden suç işlemelerine ve cezaevine dönmelerine zemin hazırlamaktadır.

Bu bağlamda, çıkacak olası bir yasanın yalnızca silah bırakan terör örgütü mensuplarını değil, toplumun tüm kesimlerini kapsaması gerekir. Zira devlet, tüm vatandaşlarını eşit şekilde koruyup gözeten bir “baba” konumundadır ve evlatları arasında ayrım yapmamalıdır. Ancak tasarlayarak ve canavarca hisle işlenen cinayetler, çocuklara yönelik cinsel istismar ve orman suçları gibi kamu vicdanını derinden yaralayan eylemleri hariç tutması da gerekmektedir.

Eğer ceza infaz sistemine dair düzenlemeler sonucunda mahkûmlar zaten serbest kalacaksa, bu sürecin bir defaya mahsus olmak üzere sicil affını da içermesi, toplumsal entegrasyon açısından son derece önemlidir. Çünkü sabıkası silinen bir bireyin, geçmişteki hatalarını tekrarlamamak adına daha dikkatli hareket etmesi ve suçtan uzak durma iradesini güçlendirmesi beklenir.

Altını çizerek ifade etmek isterim ki bu açıklamalar, suçluların salıverilmesini doğrudan savunmak anlamına gelmemektedir. Ancak suçlular bir şekilde toplum içine karışacaksa, bu sürecin kapsamlı ve adaletli bir yasal düzenleme çerçevesinde gerçekleştirilmesi, toplum vicdanını rahatlatacağı gibi, bireylerin yeniden suç işlemesinin de önüne geçecektir.

Yeni dönemin ülkemize hayırlar getirmesini; iç ve dış tehditlerden, her türlü bela ve musibetten milletimizi ve devletimizi korumasını Yüce Allah’tan niyaz ederim.

 

Yakup Karacaoğlu